Küçüklügümden beri dillere olan ilgim, hem Ingilizce ögretmenligi hem de çeviri alanina yönelmeme ilham verdi. Üniversite yillarinda ve sonrasinda çeviri deneyimleri edinerek dil bilgimi, kültürel farkindaligimi ve iletisim becerilerimi gelistirdim. Tercüman olarak çalismak, farkli dil seviyelerindeki ögrencilerle iletisim kurma ve onlarin ihtiyaçlarini dogru sekilde anlama yetenegimi güçlendirdi. Bu deneyimler, derslerimde ögrencilerin dili dogru, etkili ve dogal bir sekilde ögrenmelerini desteklememe yardimci oluyor.
Ögrenci odakli bir yaklasimi benimsiyorum; derslerimde katilimi artiracak aktiviteler ve interaktif yöntemler kullaniyorum. Her ögrencinin ögrenme stiline uygun materyaller hazirlayarak, onlarin motivasyonunu yüksek tutmayi hedefliyorum. Ayrica, çesitli egitim programlari ve konferanslarda kazandigim deneyimler, derslerimde yenilikçi ve etkili yöntemler kullanmami sagladi.
Ingilizce ögretmenligi benim için yalnizca dil ögretmek degil, ayni zamanda ögrencilerin iletisim becerilerini, özgüvenlerini ve kültürel farkindaliklarini gelistirmek demek. Tercüman olarak edindigim detay odakli çalisma disiplini ve dil hakimiyeti, bu süreçte bana büyük avantaj sagliyor. Ögrencilerin basarilarini ve gelisimlerini görmek, mesleki motivasyonumu artiriyor ve her dersin bir ögrenme deneyimi olmasini sagliyor.
Hem çeviri hem de ögretim alanindaki birikimimle, ögrencilerin dil ögrenme süreçlerini destekleyecek ve onlara güvenli, etkilesimli bir ögrenme ortami sunacak bir ögretmen olarak katki saglayabilecegime inaniyorum.