Potansiyel ögrencilerime ders isleyisimi anlatirken öncelikle sunu vurguluyorum: Benim için önemli olan sadece konunun anlatilmasi degil, ögrencinin gerçekten anlamasi ve kendi ögrenme sistemini gelistirmesidir. Bu yüzden derslerimde ezbere dayali yöntemlerden özellikle kaçiniyorum. Bunun yerine konunun mantigini, temelini ve “neden”ini açiklayarak ilerliyorum.
Anlatim tarzimda bolca örnek kullanirim. Çünkü bir konuyu farkli açilardan görmek, ögrencinin zihninde daha kalici hale gelmesini saglar. Ayni zamanda ögrencinin kendi çözüm yöntemlerini kesfetmesine alan tanirim. Böylece sadece bana bagli kalmadan, bagimsiz bir sekilde problem çözebilen bir birey haline gelir.
Ögrencinin yasina ve seviyesine göre ders dinamiklerimi degistiririm. Özellikle daha küçük yas gruplarinda oyunlastirma teknikleri kullanarak dersleri daha eglenceli ve ilgi çekici hale getiririm. Bu sayede ögrenme süreci sikici olmaktan çikar, dogal ve keyifli bir hale gelir.
Tek bir kaynaga bagli kalmam; farkli seviyelerde ve farkli tarzlarda kaynaklar kullanarak ögrencinin konuyu çesitli perspektiflerden görmesini saglarim. Ayrica düzenli ödevlendirme yapar ve günlük soru çözümü aliskanligi kazandirmaya önem veririm. Çünkü ögrenmenin en önemli kisminin tekrar ve pratik olduguna inaniyorum.
Kisacasi, amacim sadece ders anlatmak degil; ögrencinin ögrenmeyi ögrenmesini saglamak ve ona bu süreçte rehberlik etmektir.