Sosyal bilgiler derslerimi islerken önce ögrencinin ilgi alanlarini ve önceki bilgi birikimini anlamaya çalisirim; çünkü tarih, cografya, vatandaslik gibi konular soyut kaldiginda ögrenci için anlamini kaybediyor. Bu yüzden konulari güncel örneklerle, haritalarla, görsellerle ve gerçek hayattan baglantilarla somutlastirarak anlatiyorum.
Ders içerigini yalnizca anlatmakla sinirli tutmuyorum; tartisma, soru-cevap ve küçük arastirma ödevleriyle ögrencinin konuyu kendi kelimeleriyle ifade etmesini sagliyorum. Örnegin bir tarihi olay islerken, sadece tarih ve isimleri ezberletmek yerine "bu olay neden oldu, sonuçlari neler oldu, bugünle baglantisi ne" sorulariyla düsünmeyi tesvik ediyorum. Cografya konularinda ise harita okuma becerisini gelistirecek uygulamali çalismalara yer veriyorum.
Ödev ve çalisma sürecinde ögrenciyi yalniz birakmiyorum; takildigi noktada birlikte kaynak tariyor, birlikte özetliyoruz. Yasina uygun olmayan ya da gereginden fazla detayla ögrenciyi yormak yerine, müfredatin gerektirdigi kadarini saglam bir sekilde kavramasini hedefliyorum. Ancak ögrencinin kendiliginden merak ettigi bir konu, bir olay ya da bir dönem varsa bunu bir firsat olarak görüyor, birlikte arastirip derinlesmesine imkan taniyorum.
Her ögrencinin ögrenme tarzi farkli oldugu için ilk derslerde tanisma sürecine önem veriyorum: kimi görsel materyallerle, kimi tartisarak, kimi de yazarak daha iyi ögreniyor. Bu gözleme göre ders akisini esnek tutuyorum.
Sonuç olarak amacim, sosyal bilgileri ezbere dayali bir ders olmaktan çikarip, ögrencinin düsünme, sorgulama ve baglanti kurma becerisini gelistiren bir sürece dönüstürmek. Her ders plani, ögrencinin ilgisi ve ihtiyacina göre birlikte sekillenir.
Ayrica degerlendirme sürecinde de esnek davranirim; sadece sinav sonucuna degil, derse katilim, soru sorma istegi ve gelisim sürecine de bakarim. Böylece ögrenci kendini sürekli sinanan degil, birlikte ilerleyen biri gibi hisseder. Güven bu sekilde olusur.
Saygilarimla.
Damla Ögretmen.