Ingilizce ögrenmenin özellikle küçük yaslarda keyifli ve dogru bir sekilde baslamasinin çok önemli olduguna inaniyorum. Derslerimdeki öncelikli hedefim, ögrencilerime Ingilizceyi yalnizca bir okul dersi olarak göstermek degil; dili sevdirmek, merak uyandirmak ve konusmaya karsi özgüven kazandirmaktir.
Uluslararasi bir havayolu sirketinde çalisiyorum ve Ingilizceyi profesyonel is hayatimda aktif olarak kullaniyorum. Ayni zamanda MBA (Isletme Yönetimi Yüksek Lisans) egitimime devam ediyorum. Uluslararasi çalisma ortaminda edindigim deneyimleri, günlük hayatta kullanilan dogal Ingilizce ile birlestirerek ögrencilerime daha pratik ve anlasilir bir ögrenme süreci sunmayi amaçliyorum.
Özellikle çocuklar ve baslangiç seviyesindeki ögrencilerle çalisirken dersleri ögrencinin yasina, seviyesine ve ilgi alanlarina göre sekillendiriyorum. Görseller, eglenceli aktiviteler, kelime oyunlari, basit hikâyeler, günlük konusma kaliplari ve tekrarlarla ögrencinin derse aktif olarak katilmasini saglamaya önem veriyorum.
Gramer ve kelime bilgisinin yaninda dinleme, anlama ve konusma becerilerini birlikte gelistirmeyi hedefliyorum. Ögrencinin hata yapmaktan çekinmedigi, rahat ve pozitif bir ders ortami olusturmaya özen gösteriyorum.
Benim için en önemli basari, ögrencinin ders sonunda sadece yeni kelimeler ögrenmesi degil, “Ingilizceyi seviyorum ve yapabiliyorum.” diyebilmesidir.