Derslerimi her ögrencinin seviyesine, ihtiyaçlarina ve ögrenme hizina göre kisisellestirerek islemeyi tercih ediyorum. Her ögrencinin ögrenme biçiminin farkli olduguna inaniyorum. Bu nedenle ilk olarak ögrencinin mevcut seviyesini, güçlü oldugu noktalari ve zorlandigi konulari anlamaya çalisiyorum. Ardindan ulasmak istedigi hedefe göre birlikte düzenli ve sürdürülebilir bir çalisma plani olusturuyorum.
Ders sirasinda yalnizca konuyu anlatip geçmek yerine ögrencinin gerçekten anlayip anlamadigina önem veriyorum. Konulari mümkün oldugunca sade bir dille, günlük hayattan örnekler ve farkli anlatim yöntemleri kullanarak açikliyorum. Özellikle zor görünen konulari küçük parçalara bölerek ilerlemenin ögrenmeyi çok daha kolay ve kalici hale getirdigini düsünüyorum. Derslerimde soru-cevap, konu tekrari, örnekler ve uygulamalar önemli bir yer tutuyor. Ögrencinin pasif bir sekilde dinlemesinden ziyade derse aktif olarak katilmasini tesvik ediyorum.
Genetik ve Biyomühendislik egitimim sayesinde biyoloji, genetik ve fen bilimleri alanlarinda güçlü bir akademik altyapiya sahibim. Üniversite egitimim boyunca karmasik bilimsel konulari anlamak, arastirmak ve bunlari daha anlasilir hale getirmek üzerine yogun bir egitim aldim. Ileri seviyedeki Ingilizce bilgim sayesinde Ingilizce konusunda da özellikle konusma pratigi, kelime bilgisi, gramer ve günlük Ingilizce üzerine ögrencilere destek olabilirim.
Ögretmenlige yatkin oldugumu düsünmemin en önemli nedenlerinden biri ise insanlarla iletisimimin güçlü olmasi. Arkadas çevremde veya grup çalismalarinda genellikle anlatan, organize eden ve diger insanlarin fikrine güvendigi kisilerden biri oldum. Insanlar çogu zaman bir konuda ne yapacaklarina karar verirken benim düsüncemi sorar ve anlattiklarimi dikkatle dinlerler. Bunun temelinde karsimdaki kisiyi yargilamadan dinlememin, ne anlatmak istedigini anlamaya çalismamin ve düsüncelerimi açik bir sekilde ifade edebilmemin oldugunu düsünüyorum.
Ayni zamanda sabirli biriyim. Bir ögrencinin bir konuyu ilk seferde anlamamasini problem olarak görmem; gerekirse ayni konuyu farkli örneklerle ve farkli bir anlatim biçimiyle tekrar açiklayabilirim. Ögrencinin soru sormaktan veya yanlis cevap vermekten çekinmedigi rahat bir ders ortami olusturmak benim için çok önemli.
Amacim yalnizca ders saatini tamamlamak veya ögrenciye bilgi aktarmak degil; ögrencinin zamanla konuyu kendi basina anlayabilecek seviyeye gelmesini, özgüven kazanmasini ve ögrenmeye karsi daha olumlu bir yaklasim gelistirmesini saglamak. Derslerimde disiplinli ancak samimi, ögrencinin kendisini rahat hissedebilecegi ve ayni zamanda gerçekten ilerleme kaydedebilecegi bir ortam olusturmayi hedefliyorum.