Derslerimin en önemli özelligi, ögrencinin “Ders ne zaman bitecek?” diye düsünmek yerine “Ders bitti mi?” demesi. Ingilizceye karsi önyargisi, korkusu veya çekincesi olan ögrencilerin bile ilk dersten sonra fikirlerini degistiriyor. Derslerimde önceligim, ögrencinin kendini rahat ve güvende hissedecegi bir ortam olusturmak.
Ögrencilerimle yalnizca ögretmen-ögrenci iliskisi degil, karsilikli güvene ve iletisime dayali bir bag kurmaya önem veriyorum. Bu sayede özellikle Ingilizceye karsi mesafeli veya konusurken çekinen ögrencilerin zamanla daha rahat ve istekli hale geldigini gözlemliyorum.
Dersleri oyunlar, sohbetler, günlük hayattan örnekler ve ögrencinin ilgi alanlariyla çesitlendirerek zamanin nasil geçtigini hissettirmemeye çalisiyorum. Sinava yönelik çalisan ögrencilerde ise eglenceli yaklasimi korurken daha sistematik, planli ve tamamen hedefe yönelik bir çalisma programi izliyorum.