Egitim sürecini yalnizca bilgi aktarimi olarak degil, karsilikli güvene ve bag kurmaya dayali bir gelisim yolculugu olarak görüyorum. Özellikle çocuklarla çalisirken onlari rahatlatan, derse gönüllü olarak katilmalarini saglayan ve kendilerini güvende hissettiren profesyonel bir sicaklik yaratmaya özen gösteririm. Bu yaklasimin, ögrenmenin temelini olusturan motivasyonu ve sürdürülebilirligi güçlendirdigine inaniyorum.
Çocuk ögrencilerle yürüttügüm derslerde düzenli ödevlendirme ve konusma pratigi ile ilerlemeyi sistemli bir sekilde takip ederim. Her ögrencinin ögrenme hizinin ve ihtiyacinin farkli oldugunun bilinciyle, bireysel gelisimlerini göz önünde bulundurarak esnek ama disiplinli bir planlama yaparim. Süreç boyunca ailelerle iletisim halinde olup ögrencinin gelisimini, güçlü yönlerini ve desteklenmesi gereken alanlari seffaf bir sekilde raporlarim. Bu sayede egitimi yalnizca ders saatiyle sinirli kalmayan, bütüncül bir sürece dönüstürmeyi hedeflerim.
Ayni zamanda ögrencinin derse olan tutumunu ve motivasyonunu da yakindan gözlemleyerek gerektiginde yöntem ve içerikte uyarlamalar yaparim.
Yetiskinlerle yaptigim çalismalarda ise odak noktam, özgüvenli ve akici iletisim becerileri kazandirmaktir. Ögrencinin ilgi alanlari ve ihtiyaçlari dogrultusunda haftalik konu basliklari belirleyip bu konularin günlük hayatta aktif olarak kullanilmasini tesvik ederim. Gerektiginde, derse daha hazirlikli ve rahat katilim saglayabilmeleri için küçük ön arastirma ödevleri veririm. Bu yöntem, ögrenilen bilginin kaliciligini artirirken ayni zamanda kisinin kendini ifade etme cesaretini de güçlendirir.
Hedefim, ögrencilerin dili bir “zorunluluk” degil, kendilerini özgürce ifade edebilecekleri bir araç olarak görmelerini saglamaktir.
Tüm egitim sürecinde karsilikli saygi ve açik iletisimi temel ilke olarak benimserim. Amacim, ögrencilerimin yalnizca dil becerilerini degil, kendilerine olan güvenlerini de gelistiren, destekleyici ve sürdürülebilir bir ögrenme deneyimi sunmaktir.
Ögrencilerimin ögrenme sürecinde kendilerini degerli ve anlasilmis hissetmelerini önceliklerim arasinda görüyorum. Güvenli bir ögrenme ortami olusturmanin, akademik gelisimin yani sira duygusal motivasyonu da güçlendirdigine inaniyor, bu dengeyi her dersimde titizlikle gözetiyorum.
Bu yaklasim sayesinde ögrencilerimin sürece daha istekli katildigini ve ögrenme hedeflerine daha saglam adimlarla ilerledigini gözlemliyorum.