Ingilizce ve matematik derslerinde ezber odakli klasik sistem yerine ögrencinin mantigini gelistiren, özgüven kazandiran ve gerçekten ilerleme saglayan bir yöntem uyguluyorum. Benim için iyi bir ögretmen sadece konuyu bilen degil, ögrencinin nasil düsündügünü anlayabilen kisidir. Bu yüzden derslerde akademik gelisimin yaninda iletisim ve motivasyona da önem veriyorum.
Güçlü iletisim ve duygusal zekâ sayesinde ögrencinin nerede zorlandigini, neden çekindigini veya hangi yöntemde daha iyi ögrendigini hizlica analiz edebiliyorum. Böylece her ögrencinin anlayis biçimine göre özel bir ders akisi olusturuyorum. Baski kuran degil, ögrenciyi gelistiren ve özgüven kazandiran bir sistemle ilerliyorum.
Ingilizce derslerinde speaking, grammar, vocabulary, listening ve reading alanlarini birlikte gelistirerek ögrencinin dili aktif kullanmasini hedefliyorum. Matematik derslerinde ise formül ezberletmek yerine soru çözme mantigini ve analitik düsünceyi oturtuyorum. Zor görünen konulari sadelestirip anlasilir hale getirerek ögrencinin “yapabiliyorum” hissini kazanmasini sagliyorum.
Hedefim sadece ders anlatmak degil; ögrencinin gelisimini hissetmesini, kendine güvenmesini ve ögrendigi bilgiyi gerçekten kullanabilmesini saglamak.