Bir yil özel ders kurumunda çalismis olmamin yani sira üniversite egitimim ve ögretmenlik uygulamalarim boyunca farkli seviyelerdeki ögrencilerle çalisma firsati buldum. Bu deneyimlerim sayesinde her ögrencinin ögrenme hizinin, ihtiyaçlarinin ve matematige yaklasiminin farkli oldugunu gözlemledim. Bu nedenle derslerimi tek bir kaliba bagli kalmadan ögrencinin seviyesine, eksiklerine ve hedeflerine göre sekillendiriyorum.
Derslerimde öncelikle ögrencinin mevcut seviyesini ve konu eksiklerini belirlemeye önem veriyorum. Ardindan konuyu ögrencinin anlayabilecegi sekilde sade ve anlasilir biçimde ele aliyor, günlük hayattan örnekler ve gerektiginde görsel veya somut materyaller kullaniyorum. Konu anlatiminin ardindan birlikte örnek sorular çözüyor, ögrencinin düsünme sürecini takip ederek gerektiginde farkli çözüm yollari gösteriyorum. Amacim ögrencinin yalnizca dogru cevaba ulasmasi degil, soruyu neden ve nasil çözdügünü anlamasi.
Derslerin ögrencinin aktif katilimiyla ilerlemesine önem veriyorum. Ögrencinin kendisinin düsünmesine, çözüm üretmesine ve hatalarini fark etmesine firsat taniyorum. Özellikle matematige karsi özgüveni düsük veya “matematigi yapamiyorum” düsüncesine sahip ögrencilerde, küçük ilerlemeleri destekleyerek bu algiyi degistirmeyi hedefliyorum.
Ders sonunda islenen konuyu ve ögrencinin zorlandigi noktalari degerlendirerek sonraki dersin planini buna göre olusturuyorum. Konu tekrari, soru çözümü, okul derslerine destek ve sinav hazirligi gibi farkli ihtiyaçlara yönelik çalismalar yapabiliyorum. Benim için özel ders yalnizca bir konuyu anlatip soru çözmekten ibaret degil; ögrencinin matematigi anlayabildigini ve kendi basina çözebildigini hissetmesini saglayan bir ögrenme süreci.