Yazma becerileri dersini, klasik “konu anlat – ödev ver” mantigindan tamamen çikararak isliyorum. Benim için yazmak, dogustan gelen bir yetenek degil; dogru yönlendirme, pratik ve farkindalikla gelistirilebilen güçlü bir beceridir. Bu nedenle derslerimde teori kadar uygulamaya, hatta uygulamadan ögrenmeye öncelik veriyorum.
Ders sürecim üç temel asamadan olusur: farkindalik, üretim ve gelistirme. Ilk asamada katilimcilarin yaziya bakisini dönüstürürüm. “Ben yazamiyorum” algisini kirmak, yazma blokajlarini tanimak ve kisinin kendi dilini kesfetmesini saglamak bu bölümün temelidir. Burada kisa analizler, örnek metinler ve yaratici egzersizler kullanirim.
Ikinci asama üretim odaklidir. Katilimcilar her derste mutlaka yazar. Günlük yazma, kisa metin denemeleri, hikâye girisleri, duygu ve düsünce aktarimlari gibi pratiklerle yazma kasi aktif hâle getirilir. Bu asamada mükemmeliyetçilik degil, süreklilik önemlidir. Yazilan her metin degerlidir.
Üçüncü asamada ise metin gelistirme sürecine gireriz. Yazilan metinler birlikte degerlendirilir, güçlü yönler öne çikarilir ve gelistirilebilecek alanlar net bir dille aktarilir. Elestiri yikici degil, yol göstericidir. Katilimcinin kendi üslubunu kaybetmeden ilerlemesi en önemli kriterimdir.
Ögretim tarzim samimi, cesaret verici ve gerçekçidir. Katilimcilarla güvenli bir alan kurarim; hata yapmanin ögrenmenin parçasi oldugunu açikça gösteririm. Yaziyi sadece edebi bir alan olarak degil; sosyal medya, içerik üretimi, senaryo, günlük ve kisisel ifade araci olarak ele alirim.
Kendi yazma deneyimlerim, senaryo çalismalari, kreatif metin üretimleri ve dijital içerik alanindaki pratiklerim sayesinde, teoriden kopuk olmayan, güncel ve uygulanabilir bir egitim sunarim. Amacim, ders sonunda katilimcilarin sadece “yazmayi ögrenmesi” degil, yazmaktan korkmayan ve kendine güvenen üreticiler hâline gelmesidir.
Yazmak, düsünceyi özgürlestirir, ifade gücünü artirir ve bireyin kendini cesurca, tutarli biçimde dünyaya sunmasini saglar her kosulda kalicidir.