Mütercim - Tercümanlik mezunu, 3 dil bilen, pedagojik formasyon sahibi bir egitmen olarak, dilbilim üzerine ve psikoloji üzerine bolca egitim tüketmis biri olarak izin verin sizle gördügüm hatalari ve kendi metotlarimi paylasayim.
Sikildiniz degil mi? Her ders gramer gramer gramer, kelime listeleri ezberler. Egitim böyle olmaz, dil de egitim degil bir edinimdir degerli arkadaslar.
Gelin size ögrenmeyi ögreteyim, dili edinmeyi "ögreteyim".
Ögrendigim bir sey varsa, gramere ufak dokunuslar yaparak bol bol okuma yapmak kisiye dili ögretmenin en kuvvetli yoludur. Bol bol okuma materyali ile okumalar yapacagiz, kafa karistirici cümleleri bir bir ayirip inceleyecegiz ve grameri bu sekilde ögrenecegiz. Okuma derken sikici metinler düsünme sakin! Aklini ne çeliyorsa, ne ilgini çekiyorsa onlari okuyacagiz.
Konusma pratigi yapabilmek için yeteri kadar kelime bilmek gerekir. Steven Krashen'a göre dilde alinan girdi (input) eger kisinin seviyesinin bir tik üstü ise (l + 1) kisi o okuma parçasindan / dinleme parçasindan maksimum verim alir. Ebbinghaus'a göre de beyin alinan bilgiyi 24 saat içerisinde unutmaya meyillidir, bilginin %70'i kaybolur.
Yani? Bilgi kalici olsun diye aralikli tekrarlara ihtiyaç vardir.
Gelin bunlari birlestirelim; Sizlere bir tekrar düzeni olusturup bol bol okuma yaparak önemli kelimeleri otomatiklestirelim, öyle bir okuma ve dinleme yapalim ki kitap kurdu olalim, bir de sizi yandan ufak ufak gramer ile destekleyelim ki okuma veriminiz üst düzey olsun. Yeri gelsin yüz yüze, yeri gelsin slaytlar hazirlayayim, sizlere worksheetler hazirlayayim. SÖZ sikici olmayacaklar.
Sizlere bunlari yaptirirken artik ögrendiginiz kelimelerle speaking pratigi yapalim. Kelimeyi bir kez görüp speaking pratigi yaparsaniz hiçbir faydasi olmaz. Benim yöntemim ile kelimeleri bol bol görecegiz sonra onu speaking ile güçlendirecegiz.
Bir dili çok iyi anlayamazsaniz, o dili konusamazsiniz.