Her ögrencinin ögrenme seklinin farkli olduguna inaniyorum. Bu nedenle derslerimi ögrencinin yasi, seviyesi, hedefleri ve ögrenme hizina göre tamamen kisisellestiriyorum.
Derslerimde konusma, dinleme, okuma ve yazma becerilerini dengeli bir sekilde gelistirirken, dil bilgisi ve kelime bilgisini günlük hayattan örneklerle destekliyorum. Özellikle ögrencilerin Ingilizce konusurken kendilerini rahat ve özgüvenli hissetmelerini hedefliyorum.
ocuklarla çalisirken oyunlar, görseller, hikâyeler ve etkilesimli aktiviteler kullanarak dersi eglenceli hale getiriyorum. Gençler ve yetiskinlerle ise ihtiyaçlarina uygun bir program hazirliyor; okul derslerine destek, konusma pratigi, is Ingilizcesi veya sinav hazirligi gibi hedeflere yönelik çalismalar yapiyorum.
Derslerimde ögrencinin sadece Ingilizceyi ögrenmesini degil, ögrendigi bilgileri günlük hayatta kullanabilmesini önemsiyorum. Bu nedenle dersleri mümkün oldugunca aktif ve uygulamali sekilde ilerletiyorum. Ögrencinin derse katilmasi, soru sormasi, konusmayi denemesi ve hata yapmaktan çekinmemesi benim için önemli.
Her ögrencinin farkli bir ögrenme hizina ve farkli ihtiyaçlara sahip oldugunu düsünüyorum. Bazi ögrenciler konusma pratigine daha fazla ihtiyaç duyarken, bazilari gramer, kelime bilgisi veya okul konularinda destege ihtiyaç duyabilir. Bu nedenle hazir ve tek tip bir program yerine, ögrencinin gelisimine göre ders planini düzenli olarak güncelliyorum.
Ders sürecinde ögrencinin güçlü ve gelistirilmesi gereken yönlerini takip ederek ilerlemesini destekliyorum. Amacim, ögrencinin zaman içinde Ingilizceyi daha dogal, rahat ve özgüvenli bir sekilde kullanabilmesini saglamak.
Ingilizce ögrenmenin yalnizca ezber yapmak olmadigini; düzenli pratik, dogru yönlendirme ve sabirli bir süreç oldugunu düsünüyorum.