Ingilizceyi uzun yillardir aktif olarak hayatimin bir parçasi olarak kullaniyorum. Üniversite egitimimi tamamen Ingilizce aldim ve akademik, günlük ve profesyonel alanlarda dili sürekli kullandim. Bu yüzden Ingilizceyi sadece “ders” olarak degil, yasayan bir iletisim araci olarak görüyorum.
Ögrencinin seviyesi ve hedefleriyle beraber degismekle birlikte derslerin çerçevesi su sekildedir:
Konusma odakli ilerleme: Her derste mutlaka konusma pratigi yapariz. Ögrencinin hata yapmaktan çekinmemesi için güvenli bir alan olustururum.
Gerçek hayat senaryolari: Günlük konusmalar, is hayati diyaloglari, seyahat durumlari gibi pratik içerikler kullanirim.
Kelime + baglam birlikte: Kelimeleri tek basina ezberletmek yerine cümle ve baglam içinde ögretirim.
Dinleme ve telaffuz çalismalari: Dogal aksanlara maruz kalma ve dogru telaffuz gelistirme üzerine çalisiriz.
Seviyeye özel planlama: Ögrencinin hedefi (okul, sinav, yurt disi, kariyer, konusma pratigi vb.) dogrultusunda ders planini birlikte sekillendiririz.
Ders içerigi ögrencinin seviyesine göre degisir ancak genel olarak:
Günlük konusma pratikleri
Dilbilgisi konularinin pratikle pekistirilmesi
Okuma ve anlama çalismalari
Kelime gelistirme teknikleri
Yazma pratigi (istege bagli)
Ingilizce düsünme aliskanligi kazandirma
Kisacasi, hedefim Ingilizceyi bir ders olmaktan çikarip ögrencinin hayatina entegre etmek. Eger amaç gerçekten dili kullanabilmekse, birlikte bunu sistemli ve keyifli bir sekilde basarabiliriz.