Derslerimi ögrenci merkezli, etkilesimli ve iletisim odakli bir yaklasimla planlarim. Amacim sadece dil bilgisi ögretmek degil, ögrencilerin Ingilizceyi gerçek hayatta kullanabilecekleri bir beceri haline getirmelerini saglamaktir. Bu nedenle derslerimde konusma, dinleme, okuma ve yazma becerilerini dengeli sekilde gelistirmeye önem veririm.
Genellikle dersin basinda kisa bir isinma etkinligi yaparak ögrencilerin dikkatini toplarim ve derse motive olmalarini saglarim. Ardindan konuyu günlük hayatla iliskilendirerek anlatirim. Örnegin, bir dil bilgisi konusu islerken mutlaka örnek diyaloglar, rol yapma etkinlikleri veya küçük grup çalismalari kullanirim. Bu sayede ögrenciler pasif dinleyici olmak yerine aktif katilimci olurlar.
Staj sürecimde hem lise hem de ortaokul ögrencileriyle çalisma firsati buldum. Bu deneyim bana farkli yas gruplarina göre ders planlamayi ögretti. Ortaokul ögrencileriyle daha çok oyunlastirma, görsel materyaller ve hareketli etkinlikler kullanirken; lise ögrencileriyle tartisma, sunum ve metin analizi gibi akademik çalismalara agirlik veririm.
Ayrica dijital araçlardan da yararlanirim. Sunum programlari, çevrim içi kelime oyunlari ve kisa videolar dersleri daha dinamik hale getirir. Ögrencilerin hata yapmaktan korkmadigi, özgüvenle konusabildigi bir sinif ortami olusturmayi hedeflerim.
Benim için en önemli sey, ögrencilerin dersten keyif almasi ve Ingilizceyi bir zorunluluk degil, bir firsat olarak görmesidir.