Selam! Ben Sena,
Aslinda kendimi sadece bir ögretmen olarak degil, ögrenmeyi ve kesfetmeyi seven bir yol arkadasi olarak görüyorum. Okul öncesi ögretmenligi son sinif ögrencisiyim ve bu yolculugun en güzel kisminin "iletisim kurmak" olduguna inaniyorum.
Ingilizce maceram, Çekya’da geçirdigim Erasmus döneminde kagit üstündeki bilgilerin hayata karistigini görmemle bambaska bir boyut kazandi. Orada bir kez daha anladim ki; bir dili gerçekten ögrenmek, o dille gülmek, o dille hayal kurmak ve en önemlisi hata yapmaktan korkmadan konusabilmekle ilgili. O günden beri benim için dil ögrenmek; gramer tablolarina hapsolmak degil, dünyayla bag kurabilmek demek. Bu vizyonu derslerime tasiyorum.
Derslerimde ne yapiyoruz? Açikçasi, sikici ders kitaplarini bir kenara birakiyoruz. Eger bir çocukla çalisiyorsak; yerimizde duramiyoruz, sarkilar söylüyoruz, oyunlar oynuyoruz ve fark etmeden o dili hayatimizin bir parçasi yapiyoruz.
Yetiskinlerle çalisirken de "Hata yaparsam ne olur?" kaygisini kapida birakip, gerçekten ilgimizi çeken konular üzerinden bol bol sohbet ediyoruz. Önceligim, o meshur "anliyorum ama konusamiyorum" duvarini yikmak. Sizinle güncel konular, dünya gündemi ya da ilgi alanlariniz üzerine uzun sohbetler ederek, dilin yasayan bir organizma oldugunu kesfediyoruz.
Neye önem veriyorum?
Samimiyete: Kendinizi rahat hissetmediginiz bir yerde bir sey ögrenemezsiniz. Önce o bagi kuruyoruz.
Konusmaya: "Anliyorum ama konusamiyorum" cümlesini hayatinizdan çikarmak için sadece speaking odakli ilerliyoruz.
Dogalliga: Ingilizceyi bir görev gibi degil, günlük bir aliskanlik gibi sevdirerek ögretmeyi seviyorum.
Amacim, ders saati bittiginde sadece yeni kelimeler ögrenmis olmaniz degil; kendinizi Ingilizce ifade ederken daha özgüvenli hissetmenizdir. Eger siz de Ingilizceyi daha keyifli, daha "bizden" ve bolca konusarak ögrenmek isterseniz, tanismak için sabirsizlaniyorum! Tanismak ve hedefleriniz üzerine konusmak için mesajinizi bekliyorum!