Almanca ve Türkçe ile büyüdüm; yani güçlü bir çift dilli (bilingual) altyapiya sahibim. Küçük yaslardan itibaren iki dili aktif olarak kullanmak, dil ögrenme sürecini dogal bir sekilde anlamami sagladi. Ingilizceyi ise okul hayatim boyunca ögrenip zamanla gelistirdim ve bugün aktif olarak kullandigim bir dil haline getirdim.
Freelancer olarak uluslararasi sirketlerle çalismaya devam ediyorum. Bu sayede Ingilizceyi sadece akademik degil, ayni zamanda is hayatinda da etkili ve dogru bir sekilde kullanma deneyimi kazandim. Farkli kültürlerden insanlarla iletisim kurmak, dili daha pratik ve akici kullanmami sagladi.
Türkiye’ye yerlestikten sonra hem özel dersler verdim hem de çesitli egitim kurumlarinda görev aldim. Ögrencilerimin seviyelerine ve ihtiyaçlarina göre derslerimi sekillendirerek, onlarin dili daha kolay ve keyifli ögrenmelerini hedefledim. Özellikle grameri karmasik olmaktan çikarip anlasilir hale getirmeye odaklandim.
Amacim, dil ögrenmenin zor ve sikici bir süreç olmadigini göstermek. Dogru yöntemlerle herkesin yabanci dil ögrenebilecegine inaniyorum ve bu süreçte ögrencilerime rehberlik etmekten büyük keyif aliyorum.